Depremin enkazı altında kalan sadece bir otel değildi. Hayalleri olan çocuklar, evlatlarını geleceğe hazırlayan anne babalar ve bir toplumun adalet beklentisi de o enkazın altında kaldı. İsias Oteli’nde hayatını kaybeden çocuklar, bir doğa olayının değil, insan eliyle yaratılmış bir sorumsuzluğun kurbanıydı. Buna rağmen verilen karar, bu sorumluluğun ağırlığını taşımaktan uzak kaldı.
Hayatını kaybeden çocuklarımızın ve diğer kişilerin yakınları için bu karar, adaletin tecellisi değil; adaletin eksik, yarım ve soğuk bir yüzüydü. Acılarını hafifletmesi gereken hukuk, tam tersine onları bir kez daha yaraladı. “Bu kadar mı?” sorusu sadece ailelerin değil, tüm Kıbrıs toplumunun ortak sorusu hâline geldi.
Bugün geriye dönüp baktığımızda, kaybedilen canları geri getirmek mümkün değil. Ancak adaletin gerçekten yerini bulması, benzer acıların tekrar yaşanmaması için hayati önemdedir. İsias’ta hayatını kaybeden çocuklarımız ve tüm masumlara borcumuz, bu davayı unutmamak ve eksik kalan adalet duygusunu yüksek sesle dile getirmeye devam etmektir.
Çünkü adalet, sustuğumuzda değil; ısrarla talep ettiğimizde güçlenir.
#isiasortakdavamız #şampiyonmelekler ##şampiyonmelekleriyaşatmadernegi
